#
AYA İRİNİ KİLİSESİ

İstanbul birçok medeniyete ev sahipliği yapmıştır. Tüm dinlerden bir eser bulmak oldukça mümkündür. Aya İrini kilisesi İstanbul’da ilk kilisedir. Roma döneminden kalma bir yapıdır. Hem ilk yapılmış kilise, hem de ilk müzedir. Kutsal sulh yani  Hagia Eirene (Aziz İren) isminden gelmektedir. Adını Penolope adında bir kadından alır. Konstantin şehri başkent yaparak yeniden imar etmeye başlar. O sıralar da İnançlı bir Hristiyan olan Penolope halka dini işleyebilmek için çaba gösterir. Bu çabası karşısında halk kadını büyücülük ile suçlar ve çeşitli eziyetlere maruz bırakır. Kuyulardan dahi sağ çıkan Penolope halk tarafından itaat edilir. Saygıda kusur etmeyen halk Penolope sayesinde dindar olmuş ve taşkınlıklara son vermişlerdir. Bunu gören Konstantin Penolope’yi onure etmek için Azize ilan etmiştir.  Daha sonrasında onun onuruna Aya İrini Kilisesini yaptırmıştır. Kilise Pagan Jüpiter tapınağının üstünde olması da ayrı bir önem katmıştır. Ayasofya’dan sonra en büyük mabet olan kilise tarihin baş tanığı olarak adlandırılır.

 

AYA İRİNİ’NİN TARİHİ

Bu gün ki Aya İrini kilisesi orijinal yapı değildir. Konstantin döneminde yapılan kilise 532 Nika isyanında yanmış  ve imparator Jüstinyen tarafından yerine yenisi dikilmiştir. Aynı yüzyılda bir kez daha sabotaja maruz kalan kilise bu defa onarımla kurtulmuştur. Bazı tarihçiler şehir Osmanlı’ya geçtikten sonra Aziz irenin hikayesine saygı duydukları için camiye çevrilmemiştir. Ana kubbesini 35 metre yüksekliğinde 4 fil  ayağı taşımaktadır.  Ortada ki avlu ise boştur. Üst kat ise devasa bir roma haçına benzetilmiş antik yapıdır. Tüm dinlere saygı gösteren Osmanlı hükümeti asla ibadet haneleri bozmamış ve herkesin ibadetine saygı göstermiştir. Günümüzde de gelen turistler kendi tarihlerinin yaşadığı yerleri bizzat gezmektedir. Oraları gezmek ve görmek için yurt dışından dahi gelen birçok turist mümkündür. Kilise şuan herkes açık müze konumundadır. Müzeyi her an gezmek mümkündür. Şu aralar tabi ki pandemiden dolayı gezmek çok mümkün olmasa da  bu zorlu günleri atlattığımızda eski  güzel günlere dönüleceği kesindir. Turistlerin ilgisini aşırı derecede çeken kilise tarihin tanıklığını yaparken aynı zamanda geçmişi günümüze taşımaktadır.

TARİHİN GÜNÜMÜZE YOLCULUĞU

Geçmişin günümüze yansıyan aynasıdır. İstanbul’un her yerinden ulaşım mümkündür. Tramvayla nostaljik bir yolculuk yapabilir. Ya da taksi ile direk gidebilirsiniz. Fakat benim tercihim daha konforlu ve rahat bir ulaşım olacaktır. Sonuçta gezmeye ve tatile gelmişiz. Bu süreci daha özel geçirmek hakkımız diye düşünmekteyim. İnternet olan her ortamda laptop yada telefondan Vipupp uygulamasını indirip dilediğiniz şekilde yolculuğunuzu tasarlayabilirsiniz. Sadece rezervasyon oluşturun ve aracınızın size gelmesini bekleyin. Daha sonrasında konforlu ve rahat yolculuğun tadını çıkarın. Gideceğiniz yere karan verin ve bir bilet alın, sonrasında sadece yolculuğun yönüne karar verin. Yol nereye giderse orası doğru yöndür.